Burdur Merkez

Burdur ilinin merkez ilçesi; Akdeniz bölgesinin iç kesiminde, göller yöresinde bulunmaktadır. Baladız istasyonundan ayrılan 24 km’lik şube hattıyla, 1936’dan beri demiryolu ağına bağlıdır. Ege bölgesinden Antalya’ya giden karayolu üzerinde bulunmaktadır. Kentin kuzey batısında Isparta sınırında bir de havalimanı bulunmaktadır. Kentin nüfusu  63 363 (2000)kişidir. Kent nüfus sıralamasında 1990 yılında 57. sıra da yer almasına rağmen 2000 yılı itibari ile 65. sıraya gerilemiştir. .

Coğrafi Özellikleri:

Kent, kendi adını taşıyan gölün doğu kıyılarından yaklaşık olarak. 4 km kadar içerde, göle koşut uzanan ve yakın zamanlarda ağaçlandırılan tepelerin önünde kurulmuştur. Burdur ile göl kıyısı arasında bağlar ve bahçeler uzanır. Burdur gölünün Dördüncü Zaman depoları üzerinde yayılan kentin ortasından Kurna deresi geçer. Geçmişte, Ege bölgesinden Antalya kıyılarına ve Teke yöresinin içerlerine uzanan yollar üzerinde önemli bir konak yeriydi. Kentin bu işlevi, demiryolu ağına bağlanması ve karayollarının büyük ölçüde düzelmesiyle günümüzde de sürmektedir. Tektonik bir kuşakta yer alan Burdur, zaman zaman depremlerden zarar görmüştür (1914, 1963). Kentin büyük kesimi gevşek çakıllı ve kumlu çökeller üzerinde bulunduğundan sarsıntılar şiddetli olmaktadır. Bu yüzden 1963 depremi büyük can ve mal kaybına yol açmış, birçok yapı çökmüştür. Burdur'da dokuma, gülyağı, keçe, deri, bakırcılık gibi geleneksel sanatlar yanında, Cumhuriyet döneminde bazı sanayiler de (şeker) kurulmuştur. Ulaşım olanaklarının artması ve sanayi ve ticaret etkinliklerinin gelişimiyle kent giderek genişlemiş; 1950’ye değin 15 000’i aşmayan nüfusu, otuz yıl içinde 3,7 katına çıkarak günümüzde 63 363'e (2000) yaklaşmıştır.

Tarihi:

Kentin bugünkü adının Orta-çağda bu yöreye verilen Polydorion adından geldiği sanılmaktadır. XI-XII. yy.da Selçukluların eline geçti ve Türkmenlerin yoğun olarak bulunduğu sınır (uç) bölgesinde yer aldı. XIV. yy. başlarında Hamitoğullarının yönetimindeydi. XIV. yy. sonlarında Osmanlı topraklarına katılan Burdur, önce Hamit (Isparta) sancağına bağlı bir kaza, daha sonra Konya vilayetine bağlı bir sancak olarak yönetildi. Cumhuriyet döneminde il merkezi oldu

Arkeolojik ve Mimari Özellikleri:

Bugünkü Burdur’un yerinde bulunan antik Polydorion kentinden günümüze kalıntı ulaşmamıştır. Hacılar köyündeki Hacılar* höyüğü Anadolu’nun en önemli Yenitaş dönemi yerleşmelerindendir. Düğer köyünde antik Tymbrianassos* kentinin kalıntıları vardır. Burdur kenti birinci derecede deprem kuşağı üzerinde olduğundan, Hamitoğulları ve Osmanlı dönemi yapıları özgün biçimlerini koruyamamış, birkaç kez onarım görmüştür. Bunların en önemlisi Hamitoğullarından Dündar Bey’in yaptırdığı Ulu camidir (1299/1300). Bu yapı 1 749’da Çelik Mehmet Paşa tarafından yeniletilmiş, 1914 ve 1971 depremlerinden sonra da onarılmıştır. Öteki yapılar arasında Taş camisi ya da Taşdemir camisi (1782), Tilurizade Hacı Süleyman’ in yaptırdığı Divanbaba camisi (1775), Çelik Mehmet Paşa tarafından medreseyle birlikte yaptırılan Şeyhsinan camisi (1776), 1842 tarihli vakfiyesinde muallimhane olarak söz edilen Çeşmedamı camisi, Arap Selimoğlu’nun yaptırdığı Selim-oğlu camisi, 1875 tarihli Hecin camisi, 1 872’de onarılan Kayışoğlu camisi, Hıdırlık türbesi (XIV. - XV. yy.lar), Selimoğlu türbesi (1889), kentin en eski hamamı olan, ancak yapım tarihi bilinmeyen Baltaoğlu hamamı, 1803’te Mehmet Kethüda’nın yaptırdığı Eskiyeni hamamı, 1523 tarihli Tabak hamamı, bezemeleri ve taş işçilikleriyle dikkati çeken, ancak çok bakımsız olan çeşmeler sayılabilir. Günümüzde çok yıkık olan ve konukevi olarak yaptırılmış bulunan Koca oda ve Taş oda, XVIII. yy. Osmanlı sivil mimarlığının ilginç örnekleridir. Burdur, günümüzde işlevini yitirmiş olan tarihsel kütüphaneleriyle de dikkati çeker (Hamitoğulları döneminden beri varolan ve Anadolu’daki en eski kütüphanelerden birini içeren Muzafferiye medresesi, 1808 tarihli Esatefendi kütüphanesi ve 1 823’te yaptırılan Pirkulzade kütüphanesi).

Anasayfa